29 Mar 2017

Doktor Gül'den Okatan için uyarı: Açlık grevinin 20. gününden sonra durum kritikleşir

Gözaltında tutulan ETHA Sorumlu Müdürü Derya Okatan, OHAL keyfiyetine karşı 17 gündür açlık grevinde.

10 Ocak 2017 Salı 12:27
İSTANBUL - ARZU DEMİR

1990'lı yıllardaki açlık grevi süreçlerini takip eden Doktor Zeki Gül, açlık grevinin 20. gününden sonra durumun kritikleşeceği uyarısında bulundu, "Umarım ki, açlık grevine yol açacak süreç sona erer. Hekimler olarak temennimiz, ülkedeki ruh halinin de bir an önce normalleşmesidir" dedi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın damadı ve Enerji Bakanı Berat Albayrak'ın Redhack tarafından kamuoyuna açıklanan maillerini haber yaptıkları gerekçesiyle 25 Aralık'ta gözaltına alınan 6 gazeteci hala gözaltında. 

ETHA Sorumlu Müdürü Derya Okatan, kapatılan DİHA'nın Haber Müdürü Ömer Çelik ve muhabiri Metin Yoksu, Yolculuk Gazetesi Sorumlu Yazıişleri Müdürü Eray Sargın, eski Diken editörü Tunca Öğreten ve Birgün gazetesinden Mahir Kanaat, İstanbul Emniyet Müdürlüğü Organize Suçlarla Şube Müdürlüğü'nde tutuluyor.

GAZETECİ OKATAN 17 GÜNDÜR AÇLIK GREVİNDE

25 Aralık günü akşam saatlerinde taziye için bulunduğu Ankara'da ailesinin evinden gözaltına alınan Derya Okatan, OHAL hukuksuzluğuna karşı 17 gündür açlık grevinde.

Avukatı Özlem Gümüştaş, Okatan'ın tutulma koşulları ve sağlık durumuna ilişkin bilgi verdi. Okatan'ın gözaltının 10. gününden itibaren doktor kontrolü ile "B kompleks vitamini" almaya başladığını belirten Gümüştaş, şunları söyledi: "Doktor kontrolü yapılıyor, nabız ve tansiyon ölçümü gerçekleştiriliyor. Biz de günlük görüşmelerde durumunu kontrol ediyoruz. Gözle görülür bir kilo kaybı başladı. Günlük şeker, tuz ve su alıyor. Tutulduğu yer sağlıksız. Emniyetin otoparkında bulunan bir nezarethanede tutuluyor. Oldukça kalabalık ve havasız. Tutuldukları yerin, giriş-çıkış sırasında açılan kapısı dışında hava alan bir yeri yok. Yattığı yerden dolayı şiddetli bel ağrısı çekiyor. Boğaz enfeksiyonu geçirdi. Açlık grevinde olduğu için ilaç da kullanamıyor. Hareketleri yavaşlamış durumda. Tutulduğu yer 4 adımlık bir yer ve bu hareketlerine yansıyor. Müvekkilimizin sağlık durumu daha da kötüleşmeden savcılığa sevk edilmesini istiyoruz. Ancak ne zaman çıkartılacaklarına dair bir bilgi bile verilmiş değil."

‘İHTİYAÇLARI KURUM SORUMLULARI TARAFINDAN KARŞILANMALI’

İzmir Tabip Odası Eski Başkanı Doktor Zeki Gül de, açlık grevinin 17. gününde olan Okatan'ın karşılaşacağı sağlık risklerine ilişkin bilgi verdi. 

Açlık grevi tercihinde bulunanlara hekimler olarak vitamin, şeker, su ve tuz almasını önerdiklerini söyleyen Gül, "Kişiden kişiye fark etse bile 10. günden sonra sağlık açısından sıkıntılı bir süreç başlayabilir. Tansiyon, şeker, kalp, epilepsi, kronik hepatit gibi sağlık sorunları olanlara, sıkıntılar sağlıklı bireylere göre daha ağır olabilir. Özellikle 15. günden sonra vücut ısılarının da ölçülmesi önemli. Ateş yüksekliği kadar, ateş düşmesi de önemli. Sağlıklı bir ortamda kalmaları gerekiyor. Çünkü bağışıklık sistemi çöker ya da zayıflar. Gözaltı ya da alıkoyma gibi uygun olmayan koşullar, sağlık risklerini artırır" dedi.

Açlık grevinde olan kişilerin ihtiyaçlarının kurum sorumluları tarafından da bilinmesinin önemli olduğunu belirten Doktor Gül, "Gözaltı ya da alıkoyma yerlerin sorumlu müdürleri ve Adalet Bakanlığı yetkilileri, bu ihtiyaçları bilmeli ve karşılamalıdır" dedi.

1990'lı yıllarda yapılan açlık grevlerine dikkat çeken Gül, "Her hekim, uzun süreli açlığın sonuçlarına dair donanımlı değildi. Tedavi süreçlerinde de kalıcı beyin hasarları oluştu. Tedavi aşamasında da ilk serumda kesinlikle B1 ve alt vitaminler olması gerekiyor. Kesinlikle şekerli serum verilmemeli" diye konuştu. 

‘AÇLIK GREVEİNE YOL AÇAN SÜREÇ UMARIM SONA ERER’

20. günden sonra durumun kritikleşeceği uyarısında bulunan Doktor Gül şunları söyledi: "Umarım ki, açlık grevine yol açacak süreç sona erer ve biz hekimler bu tatsız yüzleşme ile karşı karşıya kalmayız. Hekimler olarak temennimiz, ülkedeki ruh halinin de bir an önce normalleşmesidir. Hekimlerin tıbbi sorumluluğunun dışında sosyal sorumluluğu da var. Dünya Sağlık Örgütü'ne göre, sağlıklı olma hali, bedensel ve ruhsal sağlıklı olmanın dışında sosyal iyilik halidir. Aynı zaman da buna siyasal iyilik hali de ekleniyor. 17 gündür ne ile suçlandığını bilmeden gözaltında tutulmak, sosyal iyilik hali olarak tanımlanamaz. Tıbbın amacı sağlığı korumaktır. Sosyal iyilik hali olmadan sağlıklı birey mümkün değildir. Bu nedenle OHAL ve uygulamaları sağlığa zararlıdır. Bunu bir slogan olarak söylemiyorum. Sosyal iyilik hali için OHAL'e son verilmelidir."