‘Birlikte demokratik özgür bir yaşamı yaratıyoruz’

Süryaniler, Rojava Devrimi ile birlikte halklar arasında ilişkilerin daha da geliştiğini belirterek “eşit ve özgür temelde kendi kimliğimiz ve haklarımızla birlikte yaşamaya ve çalışmaya başladık. Toprağımız ve şehitlerimiz birdir” dedi.

Rojava Halkları 19 Temmuz 2012’de resmi olarak başlayan devrimle birlikte yeni bir sürece girdi. Kürtler öncülüğünde başlayan devrim özgürlükçü karakterini ortaya koymasıyla birlikte diğer halklar içinde bir çekim merkezi haline geldi. Ocak 2014 yılında ilan edilen Demokratik Özerk Yönetim bünyesinde tüm halklar, kadınlar, inanç gurupları kendilerini örgütlü bir biçimde temsil etti. Yine Rojava’nın savunulması ve devrimin geliştirilerek halkların özgür demokratik yaşamını kurmada birlikte hareket edildi.

Bu noktada Rojova Kürdistan’ın kadim halklarından biri olan Süryaniler de kendi renkleri ve kimlikleriyle Rojava Devrimi ve Demokratik Özerk Yönetim içerisinde yer aldı.

Süryani halk temsilcileri Rojava Devrimi’nin 4’üncü yıldönümünde devrimi ve halkların yaşamında yarattığı gelişim düzeyini ajansımıza değerlendirdi.

‘ESKİDEN BİRBİRİMİZE YABANCIYDIK AMA ŞİMDİ BİRLİKTEYİZ’

Şehit Efro Komünü başkanı Nura Hannah 3 yıldır Demokratik Özerk Yönetim çalışmalarına katıldığını belirterek Rojava devrimi öncesinde Araplar, Kürtler, Süryaniler, Asuriler ve diğer halkların aynı topraklar üzerinde yaşamasına rağmen ilişkilerinin kopuk olduğunu dile getirdi.

Nura Hannah, Rojava Devrimi süreciyle birlikte Rojava halklarının aynı topraklarda birlikte yaşamaya ve çalışmaya başladığını dile getirerek devamla şunları söyledi: “Komşuyduk ama sadece selamlaşıyorduk, bir diyaloğumuz yoktu. Ama Rojava Devrimi ve DAİŞ saldırılarına karşı ortak direnişle birbirimizi daha fazla tanıma, diyalog geliştirme, birlikte yaşama, tartışma ve çalışma gelişti. Toprağımız ve şehitlerimiz birdir. Birlikte Rojava ve Suriye’yi daha güzelleştirmek için çalışıyoruz. Sadece kendimiz ve kendi halkımız için yapmıyoruz. Rojava ve Suriye halklarının özgür ve eşit temellerdeki birliği ve ortak yaşamı için yapıyoruz. Biz Süryaniler olarak da hem savaş cephelerinde hemde bütün çalışmalarda yerimizi alıyoruz.”

‘SÜRYANİ KADINLARI DA DEMOKRATİK SİSTEMDE HER DÜZEYDE ROL OYNUYOR’

Rojava Devrimi’nin kadınlar açısından da büyük gelişim yarattığına dikkat çeken Nura Hannah devrimin sadece Kürt kadınları açısından değil Süryani kadınları açısından da ön açıcı olduğunu belirtti. Nura Hannah Süryani kadınlarında Demokratik Özerk Yönetim çalışmalarında birçok düzeyde rol aldığını söylerek, “ Bütün çalışmalarda ve savaşta da varız. Yine Süryani kadınlar olarak bir özgün örgütlülüğümüzde var. Tüm bu gelişmeler bütün Suriyeli kadınlar açısından çok önemli. Rojava Devrimi içinde kadın devrimi de yaşandı. Yine Demokratik Özerk Yönetimin geliştirilmesi de kadınlar açısından önemli oldu. Çeşitli halklardan kadınlar olarak devrim içinde yerimizi aldık, hem genel hem de kadın özgürlük çalışmaları yürüttük” dedi.

‘ARTIK KENDİMİZE VE DİĞER HALKLARA DAHA FAZLA GÜVENİYORUZ’

Demokratik Özerk Yönetim bünyesinde Süryanilerin, Arapların, Kürtlerin ve diğer halkların eşit olduğunu ifade eden Nura Hannah, “Biz de kendimizi kendi haklarımızla Demokratik özerk yönetim içinde temsil ediyoruz ve yönetim düzeyinde de yer alıyoruz. Ne halklar olarak, nede inanç açısından üzerimizde hiçbir baskı yok. Herkes kendini örgütlü ve özgür temelde ifade edip kendi kültürüyle, inancıyla kimliğiyle demokratik özerk yönetim bünyesinde yaşıyor, çalışıyor ve sisteme katılıyor. Ve artık birbirimizi eskisinden daha iyi tanıyor. Kendimize ve diğer halklara daha fazla güveniyoruz” şeklinde konuştu.

‘ARTIK KENDİ DİLİMİZİ KONUŞUP TARİHİMİZİ YAZIYORUZ’

Cizîre Kantonu Yasama Meclisi Üyesi Hannah Sewmi ise şu an Demokratik Özerk Yönetimin 3 resmi dili olduğuna dikkat çekerek şunları söyledi: “40 yıldır rejim Süryani halkının dilini tanımıyor. Rejim döneminde okullarda Süryanice eğitim yapmamız yasaklandı. Tarihimizi, dilimizi inkar ettiler. Onun yerine Arap tarihini ve dilini koydular. Şu an Rojava’da Kürtçe, Arapça ve Süryanice her üçü de resmi dil aynı zamanda eğitim dilleri. Kendi dilimizde konuşup, işlerimizi yapabiliyoruz. Çocuklarımız kendi dilimizde eğitim görebiliyor. Bu çok önemli. Rejim döneminde böyle değildi. Her şey Arapçaydı. Herkes kendi tarih çalışmalarını özgürce yürütüyor, kendi tarihini kendi diliyle yazabiliyor. Bunlar gerçekten Rojava halkları için çok önemli şeylerdir.”

‘ÖZGÜRLÜK VE DEMOKRASİ TEMELİNDE BİRLİKTEYİZ’

BAAS iktidarı döneminde yönetimin hepsinin rejimin ve Arapların elinde olduğunu vurgulayan Hannah Sewmi, “Ama şimdi Rojava Devrimi ve oluşturulan sistemle tüm halklar her düzeyde kendini temsil ediyor. Bu gün Demokratik Özerk Yönetim içerisinde Süryani bakan var, eş başkanlar var. Belediye gibi önemli kurumların başkanları var. Bunlar bizim için çok önemli. Daha önce Suriye’de yaşayan farklı halklar olarak her birimiz kapalı bir sandık gibiydik, birbirimizle ilişkilerimiz fazla yoktu. Ama şimdi özgürlük ve demokrasi temelinde savaşta, karar almada, yaşamda, çalışmada birlikteyiz. Bunlar hepsi Rojava Devrimi ve oluşturduğumuz demokratik sistem sayesinde oldu” dedi.

‘REJİM BİR DAHA ASLA HAKLARIMIZI GASPEDEMEZ’

Rojava Devrimi kendisini demokratik bir sisteme ulaştırmış olmasının Rojava ve Suriye halkları açısından çok önemli olduğunu ifade eden Hannah Sewmi devamla şöyle konuştu: “Mesela ben Cizîrê Kantonu Yasama Meclisi üyesiyim. Ben bir Süryani olarak bu mecliste herşeyi rahatlıkla tartışıp eleştirilerimi rahatlıkla yapabiliyorum. Başka bir ülkede ve sistemde bu kadar rahat tartışıp, bakanlık yapan arkadaşlara kadar rahatlıkla eleştirebileceğimi sanmıyorum.”

Hannah Sewmi, Rojava’da halen Rejime yakın olan Süryaniler olduğunu, bunun nedeninde Rejimden duyulan korku olduğunu kaydederek, “Ama korkmalarına gerek yok. Biz Rojava halkları olarak özgürlüğümüzden ve demokratik sistemimizden artık asla vazgeçmeyiz. Rejimde bir şey yapamaz, korkmasınlar. Onları da kendilerini demokratik özerk yönetim içerisinde örgütlenmeye ve katılım sağlamaya davet ediyorum” dedi.

‘ABDULLAH ÖCALAN’IN SAVUNMALARI DAHA FAZLA OKUNMALI

Şair Yakup Lahdo ise BAAS Rejiminin iktidarı döneminde Süryaniler üzerinde diktatörlüğünü yürüttüğünü belirterek sözlerini şöyle sürdürdü: “Rejim ne söylüyorsa o oluyordu. Mesela ‘senin hakkın budur’ derdi, itiraz edemezdin. Veya daha farklı bir hak isteyemezdin. Daha önce haklarımız verilmiyordu. Rojava Devrimi ve Demokratik Özerk yönetimle birlikte artık haklarımız tanınıyor. Şu anda demokratik bir sistem kurmuşuz. Ama halen de yeterli değildir. Sistemimizi daha demokratikleştirebiliriz. Bunun içinde eğitim ve zihniyet çalışmalarının tüm halklar tarafından daha güçlü yürütülmesi gerekiyor.”

Hannah Sewmi ise bu konuda Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan’ın savunmalarına dikkat çekerek “Sistemimizi daha fazla demokratikleştirmek ve halkların daha özgür ve demokratik temellerde bir arada yaşayabilmesi Başkan Apo’nun geliştirdiği felsefeyle oluyor. İnsan kendi bünyesindeki kirleri ve yanlışlıkları Başkan Apo’nun savunmalarını okuyup, anlayarak temizleyebilir. Yine 4. Yıla Demokratik Federal Sistemle giriyoruz. Biz Süryanilerinde bu sistemde iradesi var. Tüm projelerimizi çok daha güçlü geliştirebilmek için yine tekrar ediyorum. Başkan Apo’nun savunmalarını okuyup, anlamalıyız” diye konuştu. 

...